Ayak bileÄŸi anatomisi
Ayak bileği eklemi dört kemikten oluşur; tibia, fibula, talus ve kalkaneus. Tibia ve fibula bacağın alt kısmının; talus ve kalkaneus ise ayağın kemikleridir. Bileğin her iki yanında bulunan yuvarlak kemiksi yapılar tibianın (medial) ve fibulanın (lateral) uzak başlarıdır. Bu yapılara malleol denmekle birlikte, bileğin iç tarafındaki medial malleol, dış tarafındaki lateral malleol olarak tanımlanır.
Tibia, talus’un tam üzerine oturur ve talus’un medial yüzeyi üzerinde ilerler. Böylece tibia bacağın alt kısmına binen yükü ve kuvveti talusa iletir. Talus’un lateral yüzeyinde ise fibula yer almakta ve lateral malleolus’u oluÅŸturmakta, böylece ayak bileÄŸini stabilize etmeye yardımcı olmaktadır. Kıkırdak tabakasıyla kaplı olan talus, tibia ve fibulanın uzak baÅŸları tarafından oluÅŸturulan kase ÅŸeklindeki oyukta öne ve arkaya doÄŸru ilerler. Talus, bacağın altındaki iki kemiÄŸe de hareketli bir eyer görevi üstlenir. Bununla beraber, talus kalkaneus’un ön ve üst kısmında yer alır. Talus, ayak bileÄŸinin öne ve aÅŸağıya doÄŸru olan hareketlerini saÄŸlar.
Henüz iÅŸin başındaki bir sporcu veya antrenör için ayak bileÄŸi baÄŸlarının tümünü bilmek gereksizdir. En çok yaralanan baÄŸlar; lateral alandaki ön ve arka talofibular, medial alandaki deltoid baÄŸlardır. Ayak bileÄŸini destekleyen baÅŸlıca kaslar gastrokinemius, soleus ve peroneustur. Gastrokinemius ve soleus, kalkaneus’a yapışırken aÅŸil tendonunu oluÅŸturur.
Yaralanma mekanizmaları
Ayak bileÄŸi yaralanmaları; basit adale zorlanmalarından kırılmalara kadar uzanan geniÅŸ bir alanı kapsar. Burkulmalar en sık rastlanan yaralanmalardır ve aşırı derecede içeri doÄŸru ters dönme sonucu oluÅŸur. BaÅŸka bir ayak üzerine düşülmesiyle oluÅŸan burkulmalar bu duruma örnek verilebilir. Ayak bileÄŸi yaralanmalarının %80’inden fazlası bu tiptedir. Böyle bir burkulma sonrasında ayak bileÄŸini dış yandan destekleyen baÄŸlarda yaralanma olur. En çok yaralanan baÄŸ ise ön talofibular baÄŸdır. En sık rastlanan burkulmalar lateral yani içe doÄŸru olan ters dönmeler sonucu olduÄŸu için bandajlama bu çeÅŸit burkulmaları önleyecek ÅŸekilde yapılmalıdır.
Yaralanma tipleri
1. Derece Burkulmalar: Bir veya daha fazla bağın ve çevre dokunun gerilmesi sonucu oluşur. Hafif bir ağrı ve hassasiyet vardır, şişme çok azdır veya yoktur. Eklemin sabit olmadığına dair herhangi bir anormal hareket mevcut değildir.
2. Derece Burkulmalar: Bir veya daha fazla bağın bir bölümü zedelenmiştir. Ağrı, hassasiyet ve şişme vardır. Bununla birlikte birkaç dakika veya daha fazla süren, eklemde fonksiyon kaybı görülür. Eklemde hafif bir hareket anormalliği görülebilir. Atlet normal olarak yürümekte zorluk çekebilir ve yürürken yaralanan tarafı kollar.
3. Derece Burkulmalar: Bir veya daha fazla bağın tümüyle zedelenmesi sonucu oluşan eklem sabitsizleşmesi durumudur. Aşırı derecede ağrı, hassasiyet, fonksiyon kaybı ve hızlı gelişen şişme görülür.
Ayak bileği yaralanmalarının tedavisi
Her ne kadar hekim olmayan için zor olsa da burkulmanın hangi sınıfa girdiğini burkulmadan hemen sonra tespit etmek gerekir. Çünkü iyileşme süreleri burkulmanın tipine göre değişir. 1. derece burkulmada sporcu ilk hafta içerisinde, 2. derecede 2-3 hafta içerisinde, 3. derecede ise 4-6 hafta arasında güvenle sahaya dönebilir. Burada ayrıntılarını aktaracağımız tedavi protokolu ancak sağlık personelince yapılan muayene ve radyolojik tetkikler sonucunda herhangi bir kırık olasılığı ekarte edildikten sonra uygulanabilir.
Tedaviyi 3 aşamalı düşünmek gereklidir.
1. İlk aşamada
a) Koruma: Etkilenen bölgenin saptanması (hareketsiz hale getirilmesi) iyileşmeyi hızlandırır ve ayrıca oluşabilecek yaralanmaları önler. Hava yastıkcıklı ayak bileği atelleri, elastik bandajlar kullanılabilir.
b) Dinlenme: Doku iyileşmesinin en önemli bölümüdür. Ağrı, rahatsızlık ve şişme yaratabilecek her türlü aktiviteden kaçınılmalıdır. Koltuk değnekleri, herhangi bir kırık olasılığı ekarte edildikten sonra ve kısmi yük kaldırma durumlarında kullanılabilir.
c) Buz tedavisi: Ağrıyı, adale spazmını, şişmeyi ve dokudaki hasarı azaltmak için kullanılır. Böylece iyileşme çok daha hızlı gerçekleşir. İlk 24-72 saat içinde günde 5-6 kere 15-20 dakika boyunca uygulanır. Ayak bileği için buz tedavisi tekniklerine örnekler: Buz paketi, buz masajı, buz banyosu, ticari buz ve kompres makineleri.
d) Kompresyon: Kompres tedavisi şişmeyi azaltmak ve önlemek için gereklidir. Çünkü uzun süren şişlikler fibroz doku ve yara oluşumu ile eklemde hareket kısıtlılığına yol açar. Şişlik sona erene kadar sargılar, buz bandajları ve kompres bandajları kullanılmalıdır.
e) Yükseltme: Etkilenen tarafın yükseltilmesi şişme miktarını azaltır. Gece yatarken olmak üzere mümkün olan zamanlarda şişen uzvun kalp seviyesinin üzerine yükseltilmesi gerekir. Ayak bileğini istirahate alıp koruma ve ilk tedavi beş temel safhadan oluşur: Koruma, Dinlenme, Buz, Kompres, Yükseltme ve eğer yaralanma 1. veya 2. derece ise Güçlendirme. İyi bir tedavi planının amaçları, yaralanma sonrası gelişen ödem ve şişmeyi, yaralanan alandaki kanamayı ve ağrıyı azaltmak, iyileşme döneminde yarayı korumak olmalıdır.
2. İkinci aşamada ise hareket sınırlarını açıcı egzersizler ve güçlendirme programı uygulanmalıdır. Güçlendirme programına hızlı bir şekilde başlanmalı, program şahsa indirgenmiş olmalı ve ağrı sınırına dek uyum içinde uygulanmalıdır.
3. Spora dönüş evresi: Sahaya dönüş kararında ana prensip adım adım olmasıdır. Amaç ise sahaya dönüşün en kısa zamanda en güvenli dönüşün sağlanmasıdır. Maça çıkma kararı vermek için en az 2-3 tam kapasite yakınma ve aksamasız antrenman yapmak gereklidir. Antrenmana çıkma kararı vermek için en az 3-4 spora özgü rehabilitasyon seansında spora özgü hareketlerde yakınma veya aksama olmaması gereklidir. Spora özgü rehabilitasyona başlama kararı vermek içinse doktorun eklem durumunun, kas durumunun, esnekliğin normal olduğunu onaylaması şarttır. Sporun her aşamasında unutulmaması gereken birtakım kurallar vardır. Stretching öncesi yeterli ısınma, soğuma ve önerilen koruyucu gereçlerin kullanılması gibi. Sakatlıktan sahaya dönüş sürecinde herhangi bir aşamada aksaklık ya da ağrı oluşursa bir önceki aşamaya dönülerek hekime müracaat edilmelidir.
Kaynak:http://www.tff.org/